{"id":3452,"date":"2008-10-16T09:27:46","date_gmt":"2008-10-16T06:27:46","guid":{"rendered":"http:\/\/www.ced.org.tr\/?p=3452"},"modified":"2008-10-16T09:27:46","modified_gmt":"2008-10-16T06:27:46","slug":"devletin-yasakciligi-suruyor","status":"publish","type":"post","link":"http:\/\/www.ced.org.tr\/?p=3452","title":{"rendered":"&#8216;Devletin yasak\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131 s\u00fcr\u00fcyor&#8217;"},"content":{"rendered":"<h5><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" style=\"width: 246px; height: 152px\" src=\"images\/stories\/belgeler\/orhan_pamuk.jpg\" border=\"0\" alt=\"orhan pamuk\" title=\"orhan pamuk\" hspace=\"4\" width=\"246\" height=\"152\" align=\"left\" \/>Nobel &ouml;d&uuml;ll&uuml; edebiyat&ccedil;\u0131m\u0131z Orhan Pamuk&rsquo;un 2008 Frankfurt Fuar\u0131&rsquo;n\u0131n a&ccedil;\u0131l\u0131\u015f\u0131 m&uuml;nasebetiyle &ouml;nceki ak\u015fam yapt\u0131\u011f\u0131 konu\u015fman\u0131n tam metnini yay\u0131nl\u0131yoruz. Konu\u015fmadan: Kitaplar\u0131 yasaklamak, yazarlar\u0131 &ouml;ld&uuml;rmek, s&uuml;rg&uuml;ne yollamak, hapse atmak T&uuml;rk k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml; fakirle\u015ftirdi<\/h5>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>Bu benim Frankfurt Kitap Fuar\u0131&rsquo;na d&ouml;rd&uuml;nc&uuml; geli\u015fim. En son 2005 y\u0131l\u0131nda, Alman Yay\u0131nc\u0131lar Birli\u011fi&rsquo;nin Bar\u0131\u015f &Ouml;d&uuml;l&uuml;&rsquo;n&uuml; almak i&ccedil;in gelmi\u015ftim. \u015eimdi kalabal\u0131\u011f\u0131n i&ccedil;inde, bana o b&uuml;y&uuml;k \u015ferefi veren Yay\u0131nc\u0131lar Birli\u011fi&rsquo;nden dostlar\u0131, Paulskirsche&rsquo;deki t&ouml;rende kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131m d&uuml;nyan\u0131n her k&ouml;\u015fesinden gelmi\u015f yay\u0131nc\u0131 ve edit&ouml;rlerimden baz\u0131lar\u0131n\u0131 ve ayn\u0131 gazeteci arkada\u015flar\u0131 burada g&ouml;rmek sevindirici.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>Frankfurt Kitap Fuar\u0131&rsquo;na ilk geli\u015fimde, gittik&ccedil;e b&uuml;y&uuml;yen ve kalabal\u0131kla\u015fan bu mek&acirc;nlardaki ilk ad\u0131mlar\u0131m bug&uuml;nk&uuml; kadar rahat olmam\u0131\u015ft\u0131. 1990 Eyl&uuml;l&uuml;&rsquo;nde, Almanca&rsquo;ya &ccedil;evrilen ilk kitab\u0131m &lsquo;Beyaz Kale&rsquo; yay\u0131mland\u0131. Kitab\u0131n &ccedil;evirisine bir &ouml;d&uuml;l verilmi\u015f, ben ve &ccedil;evirmenim de Frankfurt&rsquo;a &ccedil;a\u011fr\u0131lm\u0131\u015ft\u0131k. O zamanki yay\u0131nc\u0131m Dr. Unseld bana g&uuml;l&uuml;ms&uuml;yor, ele\u015ftirmenler tatl\u0131 \u015feyler s&ouml;yl&uuml;yor, herkes bana iyi davran\u0131yordu. Memnun ve rahat olmal\u0131yd\u0131m, ama gergindim ve bir hayal k\u0131r\u0131kl\u0131\u011f\u0131 ya\u015f\u0131yordum. \u0130&ccedil;imize derinden i\u015fleyen t&uuml;m hayal k\u0131r\u0131kl\u0131klar\u0131 <br \/>gibi o zaman ya\u015farken tam adland\u0131ramayaca\u011f\u0131m \u015feyi, \u015fimdi, 18 y\u0131l sonra a&ccedil;\u0131kl\u0131kla dile getirebilirim. <\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong>Frankfurt huzursuzlu\u011fu!<\/strong><br \/>D&uuml;nya kitap ve yay\u0131nc\u0131l\u0131k sanayiinin, \u0130stanbul&rsquo;da hayal etti\u011fimden &ccedil;ok daha b&uuml;y&uuml;k ve zengin oldu\u011funu Frankfurt&rsquo;ta g&ouml;rmenin hayal k\u0131r\u0131kl\u0131\u011f\u0131 ve huzursuzlu\u011fuydu bu. Bir kitapsever olarak Frankfurt Kitap Fuar\u0131&rsquo;n\u0131n b&uuml;y&uuml;kl&uuml;\u011f&uuml;, zenginli\u011fi asl\u0131nda beni sevindirmeliydi, ama bu b&uuml;y&uuml;kl&uuml;kle birlikte, gen&ccedil; bir yazar olarak bu &acirc;lemdeki yerimin ne kadar k&uuml;&ccedil;&uuml;k ve &ouml;nemsiz oldu\u011funu da akl\u0131m\u0131n bir k&ouml;\u015fesiyle ac\u0131yla kavr\u0131yordum. G&ouml;zlerim salon salon, kat kat, bina bina fuar\u0131n zenginli\u011finden, d&uuml;nya yay\u0131nc\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n renklili\u011finden ve tek tek kitaplar\u0131n &ccedil;e\u015fitlili\u011finden zevk al\u0131rken, bu &acirc;lemde sesimi duyurman\u0131n, bir iz b\u0131rakman\u0131n, kendi farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131m\u0131 ba\u015fkalar\u0131na fark ettirmenin ne kadar zor oldu\u011funu da anl\u0131yordum. \u0130ster gen&ccedil; ister ya\u015fl\u0131, Frankfurt&rsquo;a gelip bu duyguya, bu \u015fa\u015fk\u0131nk\u0131nl\u0131\u011fa ve bo\u015fluk duygusuna kap\u0131lmam\u0131\u015f yazar yoktur diye d&uuml;\u015f&uuml;n&uuml;yorum. Yaln\u0131z kitaplar\u0131n kal\u0131c\u0131, bizlerin ge&ccedil;ici oldu\u011funu hissettirdi\u011fi i&ccedil;in de\u011fil; b&uuml;t&uuml;n kitaplar\u0131n, insanl\u0131\u011f\u0131n b&uuml;t&uuml;n haf\u0131zas\u0131n\u0131n, b&uuml;t&uuml;n seslerinin yan\u0131nda bizim yerimizin ne kadar k&uuml;&ccedil;&uuml;k oldu\u011funu hissettirdi\u011fi i&ccedil;in de, Frankfurt&rsquo;ta bulunman\u0131n, t\u0131pk\u0131 bir camide, bir kilisede, bir tap\u0131nakta bulunmak gibi, insan\u0131 al&ccedil;akg&ouml;n&uuml;ll&uuml;l&uuml;\u011fe davet eden bir yan\u0131 var. Kitaplar\u0131n kalabal\u0131\u011f\u0131, t\u0131pk\u0131 &acirc;lemdeki b&uuml;t&uuml;n kitaplar\u0131 bar\u0131nd\u0131ran efsanevi b&uuml;y&uuml;k kitapl\u0131klar gibi, zaman\u0131n ve &acirc;lemin s\u0131n\u0131rs\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131 hat\u0131rlatan sonsuz k&uuml;t&uuml;phane hayalleri gibi, bizleri hem al&ccedil;akg&ouml;n&uuml;ll&uuml;l&uuml;\u011fe &ccedil;a\u011f\u0131rmal\u0131 hem de milli devletlerin, tarihlerin, dillerin &ouml;tesinde, b&uuml;t&uuml;n insanlar\u0131n benzerli\u011fini, ama&ccedil;lar\u0131m\u0131z\u0131n ve duygular\u0131m\u0131z\u0131n yak\u0131nl\u0131\u011f\u0131n\u0131 bizlere hat\u0131rlatmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Ama biz yazarlar, kitaplar\u0131m\u0131z\u0131 milyonlarca ba\u015fka kitab\u0131 d&uuml;\u015f&uuml;nerek, karde\u015flik d&uuml;\u015fleriyle ve al&ccedil;akg&ouml;n&uuml;ll&uuml;l&uuml;\u011f&uuml;m&uuml;z&uuml; kan\u0131tlamak i&ccedil;in de\u011fil, i&ccedil;imizdeki tuhaf sesi bulup &ccedil;\u0131karmak, &ouml;nce kendimize, sonra ba\u015fkalar\u0131na, okurlara, b&uuml;t&uuml;n okurlara duyurmak i&ccedil;in yazar\u0131z. Bunun i&ccedil;in ruhumuzun derinliklerine, farkl\u0131 oldu\u011fumuz yere bakmay\u0131 biliriz. Farkl\u0131 oldu\u011fumuz yerde ruhumuz, g&ouml;vdemiz, evimiz, ailemiz, soka\u011f\u0131m\u0131z, \u015fehrimiz, dilimiz, tarihimiz vard\u0131r. Bunlar\u0131n hepsi, bizi yazmak i&ccedil;in masaya oturtan her \u015fey, kimli\u011fimizin ba\u015fkalar\u0131n\u0131n &ldquo;milli kimlik&rdquo; dedi\u011fi \u015feyden &ccedil;ok uzak olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 hat\u0131rlat\u0131r bize.<\/p>\n<p>Kitaplar\u0131 az bilinen d&uuml;nya dillerinden Bat\u0131 dillerine &ccedil;evrilen b&uuml;t&uuml;n yazarlar, \u015fu durumu ya\u015fam\u0131\u015ft\u0131r: Romanc\u0131 kendi hayat\u0131n\u0131n \u015fiirselli\u011finden ya da karanl\u0131k yanlar\u0131ndan i&ccedil;tenlikle bahseder; ele\u015ftirmenler ve okurlar ise, yazar\u0131n &uuml;lkesindeki hayat\u0131n \u015fiirselli\u011finden ya da karanl\u0131k yanlar\u0131ndan s&ouml;z a&ccedil;\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 d&uuml;\u015f&uuml;nerek okurlar onu. Romanc\u0131n\u0131n en mahrem hayalleri ve ki\u015fisel yarat\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131, &uuml;lkesinin bir tasviri, onu temsil eden bir \u015fey olarak alg\u0131lan\u0131r. \u0130lk kitaplar\u0131m yaln\u0131z Almanca&rsquo;ya de\u011fil, di\u011fer d&uuml;nya dillerine de &ccedil;evrildik&ccedil;e, onlara okur bulmak gibi bir i\u015fle kar\u015f\u0131la\u015fan edit&ouml;rler, arkada\u015flar, bana, yaln\u0131z Almanya&rsquo;da de\u011fil, d&uuml;nyan\u0131n her yerinde ayn\u0131 \u015feyi s&ouml;ylemeye ba\u015flad\u0131lar: &ldquo;Yanl\u0131\u015f anlamay\u0131n Orhan Bey, kitab\u0131n\u0131z &ccedil;ok g&uuml;zel, ama ne yaz\u0131k ki &uuml;lkemizde T&uuml;rk edebiyat\u0131na ve k&uuml;lt&uuml;r&uuml;ne ilgi yok.&rdquo;<br \/>S\u0131rf do\u011fum yerinden dolay\u0131 bir bilgi yar\u0131\u015fmas\u0131na sokulmayan &ccedil;al\u0131\u015fkan bir gen&ccedil; gibi kederlenir, ama onlara hak verirdim. Hi&ccedil; kimsenin ilgilenmeyece\u011fi bir konuda y\u0131llarca \u0131srar eden kafadan &ccedil;atlak bir &acirc;lim gibi hissederdim kendimi; ama hakl\u0131yd\u0131lar, ben se&ccedil;mi\u015ftim bu konuyu. Romanlar\u0131m\u0131n as\u0131l &ccedil;\u0131k\u0131\u015f noktas\u0131n\u0131n, bana g&ouml;re &ouml;nce T&uuml;rkiye de\u011fil, kendi dertlerim, ilgilerim ve d&uuml;nyada g&ouml;rd&uuml;\u011f&uuml;m tuhafl\u0131k oldu\u011funu unutur; edebi hayat\u0131m boyunca binlerce kere dinledi\u011fim bu nakarata, baz\u0131lar\u0131n\u0131n k&ouml;t&uuml; talihine inan\u0131p benimsemeleri gibi inan\u0131rd\u0131m: T&uuml;rk bir yazarla kim ilgilenirdi ki!<br \/>Yirmili ya\u015flar\u0131mda ilk kitab\u0131m\u0131 bitirip yay\u0131mlatmaya &ccedil;al\u0131\u015f\u0131rken, benden bir ku\u015fak &ouml;ncesinin sayg\u0131n bir yazar\u0131, \u015fakayla resim yapmay\u0131 niye b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131m\u0131 sormu\u015ftu bana. Resmin &ccedil;eviriye ihtiyac\u0131 yoktu. T&uuml;rk&ccedil;e bir roman\u0131 kimse ba\u015fka bir dile &ccedil;evirmez, &ccedil;evirse bile yabanc\u0131 bir &uuml;lkede hi&ccedil; kimse merak edip okumazd\u0131. 1980&rsquo;lerin ortas\u0131nda Amerika&rsquo;da kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131m e\u011fitimli T&uuml;rklerin hepsi, Amerikal\u0131lar\u0131n de\u011fil T&uuml;rk k&uuml;lt&uuml;r&uuml; ve edebiyat\u0131ndan, T&uuml;rkiye&rsquo;nin haritadaki yerinden bile haberdar olmad\u0131klar\u0131ndan \u015fik&acirc;yet&ccedil;iydi. Bizleri biraz tan\u0131yorlarsa, ya yanl\u0131\u015f tan\u0131yorlar ya da hi&ccedil; anlam\u0131yorlard\u0131. Son 10 y\u0131lda d&uuml;nyay\u0131 bir hayli gezdim, &ccedil;ok &uuml;lke g&ouml;rd&uuml;m ve birka&ccedil; Bat\u0131 &uuml;lkesini bir yana b\u0131rak\u0131rsak, d&uuml;nyan\u0131n b&uuml;t&uuml;n &uuml;lkelerinde ayn\u0131 \u015fik&acirc;yetleri, ba\u015fka milletler taraf\u0131ndan ya hi&ccedil; tan\u0131nmama ya da yanl\u0131\u015f ve k&ouml;t&uuml; tan\u0131nma \u015fik&acirc;yetlerini i\u015fittim. Milletlerin kimlik ve karakterleri konusundaki d&uuml;\u015f&uuml;nceler, ki\u015fiden ki\u015fiye, &uuml;lkeden &uuml;lkeye de\u011fi\u015fiyor belki, ama d&uuml;nyan\u0131n b&uuml;y&uuml;k &ccedil;o\u011funlu\u011fu yanl\u0131\u015f anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 ve k&ouml;t&uuml; tan\u0131nd\u0131\u011f\u0131 konusunda hemfikir.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong>D&uuml;nyada k&ouml;t&uuml; tan\u0131nmak<\/strong><br \/>Bu y&uuml;zden bu konuda kendimden s&ouml;z ederken, insanl\u0131\u011f\u0131n b&uuml;y&uuml;k &ccedil;o\u011funlu\u011funun duygular\u0131n\u0131 dile getirdi\u011fime safl\u0131kla inan\u0131yorum. Biz T&uuml;rkler, &ouml;zellikle son y&uuml;zy\u0131lda d&uuml;nyaca k&ouml;t&uuml; tan\u0131nmaktan o kadar \u015fik&acirc;yet etmi\u015fizdir ki, bu d&uuml;\u015f&uuml;nceyi ulusal kimli\u011fimizin bir par&ccedil;as\u0131 yapm\u0131\u015f\u0131zd\u0131r. Ba\u015fkalar\u0131nca tan\u0131nmamas\u0131, &ccedil;o\u011fumuz i&ccedil;in k&uuml;lt&uuml;r&uuml;m&uuml;z&uuml;n ve edebiyat\u0131m\u0131z\u0131n &ouml;zg&uuml;nl&uuml;\u011f&uuml;n&uuml;n ve kuvvetinin kan\u0131t\u0131d\u0131r. T\u0131pk\u0131 baz\u0131 zor ve deneysel yazarlar\u0131n okurlarca tan\u0131nmamalar\u0131yla belki de hakl\u0131 olarak &ouml;v&uuml;nmeleri gibi, T&uuml;rk edebiyat\u0131n\u0131n tan\u0131nmamas\u0131n\u0131, onun tuhaf ve de\u011fi\u015fik ruhunun bir kan\u0131t\u0131 olarak g&ouml;renler de vard\u0131r. Belki! Ama yeterince tan\u0131nmamak ve okunmamay\u0131 k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n anla\u015f\u0131lmazl\u0131\u011f\u0131n\u0131n ve &ouml;zel esrar\u0131n\u0131n belirtisi olarak g&ouml;rmek, yava\u015f yava\u015f kuvvetlenen bir ba\u015fka tehlikeli d&uuml;\u015f&uuml;nceye de g&uuml;&ccedil; veriyor: Bat\u0131&rsquo;n\u0131n geli\u015ftirdi\u011fi e\u015fitlik, kad\u0131n haklar\u0131, demokrasi ve d&uuml;\u015f&uuml;nce &ouml;zg&uuml;rl&uuml;\u011f&uuml; gibi idealleri &ldquo;yabanc\u0131&rdquo; bulmak, bunlar\u0131n milli kimli\u011fe uymayaca\u011f\u0131na, hatta onu bozaca\u011f\u0131na inanmak&#8230; Bunu yaln\u0131zca T&uuml;rkiye&rsquo;yi d&uuml;\u015f&uuml;nerek s&ouml;ylemiyorum.<br \/>D&uuml;nyan\u0131n k&uuml;lt&uuml;rel merkezinin yava\u015f yava\u015f yer de\u011fi\u015ftirdi\u011fini, eski merkezlerin &ccedil;ekim ve g&uuml;&ccedil;lerinin da\u011f\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 hepimiz hissediyoruz. Hindistan ve &Ccedil;in ekonomilerinin h\u0131zla b&uuml;y&uuml;mesinden, petrol fiyatlar\u0131n\u0131n y&uuml;kseli\u015fiyle Bat\u0131 d\u0131\u015f\u0131 &uuml;lkelerde ortaya &ccedil;\u0131kan yeni zenginlerden ve yeni se&ccedil;kinlerden s&ouml;z ediyorum. Yaln\u0131z roman sanat\u0131n\u0131n ve yeni bir milli edebiyat\u0131n y&uuml;kseli\u015fi de\u011fil, b&uuml;t&uuml;n bir kitap sanayiinin \u015fekilleni\u015fi de, bu yeni Bat\u0131 d\u0131\u015f\u0131 burjuva s\u0131n\u0131flar\u0131n\u0131n kendi kimliklerini nas\u0131l tan\u0131mlayacaklar\u0131yla ilgili. Kendi k&uuml;lt&uuml;r ve kimli\u011fimizin benzersiz oldu\u011funa, ba\u015fka kimsenin bizi anlayamayaca\u011f\u0131na inan\u0131p i&ccedil;imize mi kapanaca\u011f\u0131z, yoksa ge&ccedil;mi\u015f k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n zenginli\u011fiyle, kendi farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131m\u0131zla ifade &ouml;zg&uuml;rl&uuml;\u011f&uuml;n&uuml; yan yana getirmeye mi &ccedil;al\u0131\u015faca\u011f\u0131z?<br \/>Son 20 y\u0131lda d&uuml;nyadaki siyasi ve k&uuml;lt&uuml;rel geli\u015fmeler, T&uuml;rkiye&rsquo;nin kendi i&ccedil;inde iki y&uuml;zy\u0131ld\u0131r ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 modernlik ile gelenek aras\u0131ndaki &ccedil;at\u0131\u015fmalar\u0131n hik&acirc;yesini b&uuml;t&uuml;n d&uuml;nya i&ccedil;in ilgi &ccedil;ekici hale getirdi. Kimsenin T&uuml;rkiye&rsquo;nin haritadaki yerini bilmedi\u011fi yolundaki \u015fik&acirc;yeti art\u0131k &ccedil;ok az i\u015fitiyorum. T&uuml;rkiye&rsquo;den y&uuml;zlerce yazar ve yay\u0131nc\u0131 buraya, Frankfurt&rsquo;a, b&uuml;t&uuml;n d&uuml;nyaya seslerini duyurmak i&ccedil;in geldi\u011fine g&ouml;re, kimselerin bizi anlayamayaca\u011f\u0131 yolundaki karamsarl\u0131\u011f\u0131m\u0131zdan da&nbsp;biraz olsun kurtulmu\u015fuz demektir. <br \/>O halde, son y&uuml;zy\u0131ldaki tecr&uuml;belerimizden de a&ccedil;\u0131kl\u0131kla s&ouml;z edebiliriz.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong>T&uuml;rk k&uuml;lt&uuml;r&uuml; fakirle\u015fti<\/strong><br \/>Son y&uuml;zy\u0131lda kitaplar\u0131 yasaklamak, yakmak, yazarlar\u0131 &ouml;ld&uuml;rmek, hapse atmak, onlar\u0131 vatan haini ilan edip s&uuml;rg&uuml;ne yollamak, bas\u0131nda hep bir a\u011f\u0131zdan yazarlar\u0131 a\u015fa\u011f\u0131lamak T&uuml;rk k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml; zenginle\u015ftirmedi, tam tersi fakirle\u015ftirdi. Devletin yazar ve kitap cezaland\u0131rma al\u0131\u015fkanl\u0131\u011f\u0131 h&acirc;l&acirc; devam ediyor: Benim gibi pek &ccedil;ok yazar\u0131 susturmak, sindirmek i&ccedil;in kullan\u0131lan T&uuml;rk Ceza Kanunu&rsquo;nun 301 numaral\u0131 maddesi y&uuml;z&uuml;nden, y&uuml;zlerce yazar ve gazeteci \u015fu anda mahkemelerde yarg\u0131lan\u0131yor, mahk&ucirc;m oluyor. Bu y\u0131l yay\u0131mlad\u0131\u011f\u0131m bir roman i&ccedil;in &ccedil;al\u0131\u015f\u0131rken, eski T&uuml;rk filmlerini seyretmem, eski \u015fark\u0131lar\u0131 dinlemem gerekti. Bu i\u015fi kolayca Youtube ile yapm\u0131\u015ft\u0131m, ama ayn\u0131 \u015feyi \u015fimdi yapamam. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; Youtube ile birlikte y&uuml;zlerce yerli ve uluslararas\u0131 web sitesine girmek, siyasi nedenlerle T&uuml;rkiye&rsquo;de ya\u015fayanlara yasak. Siyasi iktidar sahipleri b&uuml;t&uuml;n bu bask\u0131lardan memnun olabilirler; ama biz yazarlar, yay\u0131nc\u0131lar, sanat&ccedil;\u0131lar, T&uuml;rkiye&rsquo;nin k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml; yaratan ve onu izleyen herkes, k&uuml;lt&uuml;r&uuml;m&uuml;z&uuml;n, edebiyat\u0131m\u0131z\u0131n d&uuml;nyaca tan\u0131nmas\u0131ndan bu bask\u0131lar\u0131 anlam\u0131yoruz.<br \/>Ama yazarlar\u0131n, yay\u0131nc\u0131lar\u0131n hevesinin k\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131 san\u0131lmas\u0131n. Son 15 y\u0131lda T&uuml;rk yay\u0131nc\u0131l\u0131\u011f\u0131 \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 bir h\u0131zla b&uuml;y&uuml;d&uuml;, zenginle\u015fti; bug&uuml;n T&uuml;rkiye&rsquo;de her zamankinden daha &ccedil;ok kitap yay\u0131mlan\u0131yor, \u0130stanbul kitap&ccedil;\u0131lar\u0131n\u0131n zenginli\u011fi de \u015fehrin &ccedil;ok katmanl\u0131, &ccedil;ok k&uuml;lt&uuml;rl&uuml; tarihini bence art\u0131k temsil ediyor. Bu tuhaf, zengin, ola\u011fan&uuml;st&uuml; tarihin ve k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n yazarlar\u0131, yay\u0131nc\u0131lar\u0131 bu y\u0131l Frankfurt&rsquo;talar. T&uuml;rkiye&rsquo;den Frankfurt&rsquo;a ilk defa gelen gen&ccedil; yazarlar\u0131n d&uuml;nya yay\u0131nc\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n b&uuml;y&uuml;kl&uuml;\u011f&uuml;n&uuml; g&ouml;r&uuml;p, t\u0131pk\u0131 benim 18 y\u0131l &ouml;nce hissetti\u011fim gibi bir bo\u015fluk, bir beyhudelik duygusuna kap\u0131lacaklar\u0131n\u0131 da hayal edebiliyorum. Ama art\u0131k T&uuml;rkiye&rsquo;nin gen&ccedil; yazarlar\u0131, i&ccedil;lerine d&ouml;n&uuml;p kendilerini ilgin&ccedil; bir yazar yapacak i&ccedil; seslerini bulduklar\u0131 vakit, &ldquo;Kimse T&uuml;rk bir yazarla ilgilenmez!&rdquo; diye karamsarl\u0131\u011fa kap\u0131lmayacaklar. 2008 Frankfurt kitap Fuari herkese umut ve mutluluk versin.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Nobel &ouml;d&uuml;ll&uuml; edebiyat&ccedil;\u0131m\u0131z Orhan Pamuk&rsquo;un 2008 Frankfurt Fuar\u0131&rsquo;n\u0131n a&ccedil;\u0131l\u0131\u015f\u0131 m&uuml;nasebetiyle &ouml;nceki ak\u015fam yapt\u0131\u011f\u0131 konu\u015fman\u0131n tam metnini yay\u0131nl\u0131yoruz. Konu\u015fmadan: Kitaplar\u0131 yasaklamak,&#46;&#46;&#46;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_jetpack_memberships_contains_paid_content":false,"footnotes":""},"categories":[1],"tags":[],"class_list":["post-3452","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-ced"],"aioseo_notices":[],"jetpack_featured_media_url":"","jetpack_sharing_enabled":true,"jetpack-related-posts":[],"_links":{"self":[{"href":"http:\/\/www.ced.org.tr\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/3452","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"http:\/\/www.ced.org.tr\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"http:\/\/www.ced.org.tr\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/www.ced.org.tr\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/www.ced.org.tr\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=3452"}],"version-history":[{"count":0,"href":"http:\/\/www.ced.org.tr\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/3452\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"http:\/\/www.ced.org.tr\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=3452"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"http:\/\/www.ced.org.tr\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcategories&post=3452"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"http:\/\/www.ced.org.tr\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Ftags&post=3452"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}