| İLAÇ SEKTÖRÜ VE GELECEK ÖNGÖRÜSÜ | | Yazdır | |
| PerÅŸembe, 21 Ekim 2010 08:37 |
|
İlaç sektörü dendiÄŸinde akla İlaç Sanayi, Dağıtım Kanalları ve hastaya ulaşılan son nokta Eczaneler akla gelmektedir. Ancak , sektörle ilgili deÄŸerlendirmelerde bulunurken yukarıda sözü edilen paydaÅŸları derinden etkileyen bu alandaki politikalardır. O nedenle saÄŸlık politikalarından söz etmeden sektörü irdelemenin çok anlamlı olmayacağı inancındayım.  SaÄŸlık politikalarına baktığımızda 1980 lerden baÅŸlayarak devam eden KüreselleÅŸme olgusuna deÄŸinmeden geçemeyeceÄŸim. KüreselleÅŸme her alanda olduÄŸu gibi saÄŸlık alanını da biçimledi, dönüştürdü. Serbest piyasanın denetimine giren saÄŸlık alanı, 2002 yılından bu güne kadar gelen tek parti iktidarıyla SaÄŸlıkta Dönüşüm Programı ülkemizde tüm kurum ve kurallarıyla uygulanır hale geldi. İlaç ve eczacılıkta bu deÄŸiÅŸimden nasibini alarak biz eczacıların başını döndüren bir hızda yönetmelik deÄŸiÅŸikliklerine gidildi. Söz konusu deÄŸiÅŸiklikler nedeniyle eczacı bedel ödemek zorunda kaldı.  İlaç Sanayine bakıldığında küreselleÅŸmenin etkileri ile birlikte sermayede yoÄŸunlaÅŸma/tekelleÅŸme kendini göstermektedir. Dünya İlaç Sanayine bakıldığında alanda Amerika BirleÅŸik Devletlerinin ağırlığı öne çıkmaktadır. Dünya ilaç üretimine bakıldığında üretimin %39.3 nü Amerika, %35.2sini Avrupa, %16 sını Japonya üretmektedir. Dünya ilaç pazarına bakıldığında 2007 de 712 milyar dolar iken 2009 da bu rakam 812 milyar dolara yükseldiÄŸi görülmektedir. Pazardaki ülke sıralamalarına bakıldığında, son yıllarda ilaç harcaması bir miktar düşse de başı ABD çekmekte, ikinci sırada Japonya, ardından Almanya, Fransa ve Çin  gelmektedir. Türkiye 2004lerde 19. sırada iken 2009da 15. sıraya yükselmiÅŸ ve cazip Pazar olma özelliÄŸini gözler önüne sermektedir. Ciro bazında ilk 10 firmaya bakıldığında da ABD nin ağırlığı görülmektedir. İlk 10 firmanın yarısı ABD ÅŸirketidir.(Pfizer,J&J,merck&co, Abbot,Lilly)  Dünya genelinden Türkiye ölçeÄŸine bakıldığın da durumun deÄŸiÅŸiklik göstermediÄŸi görülmektedir. Ülkemizde de ciddi tekelleÅŸme/yoÄŸunlaÅŸma görülmekte, yerli sermaye çok uluslu sermaye tarafından satın alınmaktadır. İlaç pazarında yerli/yabancı sermaye oranı 2004 te %36 ya %64 iken, bu oran 2007 de %30 a %60 oranlarına ulaÅŸtı. Yıllar içinde bu oranın yabancı sermaye lehine deÄŸiÅŸiklik göstermektedir. Türkiye ilaç tüketimi 15 milyar dolar seviyesindedir. Cirolarına göre firma sıralamasına bakıldığın da ilk 20 firma içinde yerli sermayeli 6 firmanın olduÄŸu gözlenmektedir.(Aİ,Bilim, vb.) Sektörde 300 ilaç firması bulunmakta, bunların 56sı yabancı sermayeli firmalardır. Türkiye de kiÅŸi başına düşen ilaç tüketimi 134 dolar.(2006 yılı). İlaç tüketiminin kiÅŸi başı ulusal gelire oranı %1.75dir. bu oran ABD de %1.5, İngiltere de %0.65 dir. Bu oranlarda gösteriyor ki, insanımız ilaca ABD vatandaşından daha fazla pay ayırmaktadır.  Dağıtım Kanallarının durumunu baktığımızda da durum farklı deÄŸil. 1990 lara kadar 300 ayrı firma dağıtım alanında yer alırken 2000 yıllardan sonra bu alanda da tekelleÅŸme sonucu bir elin parmağı kadar ulusal ölçekte firma ve az sayıda bölgesel depo hizmet verme noktasına indirgendi. Åžu andaki Pazar payları oranlarına bakarsak Selçuk Ecza Grubu %35.3 ne, Hedef Alienz %32.7 ne, Eczacı Kooperatifleri %18.5 ne, Nevzat Ecza Deposu ise %5 ne sahipler. Burada Eczacı Kooperatiflerine ayrı bir yer vermek gerek. Türkiye de Eczacı Kooperatifleri 1970 lerin son çeyreÄŸinde ÇaÄŸdaÅŸ Eczacı Kadroları tarafından dile getirilip, hayata geçirildi. İlk eczacı kooperatifi 1978 yılında Manisa da kuruldu. O yıllardan itibaren çeÅŸitli bölgelerde 13 eczacı kooperatifi yaÅŸama geçti. Bugün ise 4 eczacı kooperatifi (Bursa Ecza Koop, Edak Ecza Koop, İstanbul Ecza Koop, Güney Ecza Koop) dağıtım hizmetini sürdürmektedir. Eczacı Kooperatiflerinin dağıtım alanına girmesiyle eczacıların bu alandaki rolü , denetimi ve eczacı lehine piyasa dengesi saÄŸlanmış, ayrıca firmaların satış aksiyonlarının eczacıya yansıtılmasıyla ilgili sektörün güvenilir bir paydaşı haline gelmiÅŸtir. Eczacı Kooperatiflerinin varlığı İlaç Sanayi içinde son derece önemlidir. Son yıllarda eczacılarımıza yönelik tehditlerin arttığı bu dönemde, eczacı kooperatiflerinin varlığı tüm meslektaÅŸlarımız için sığınacak bir limandır. Eczacı Kooperatiflerini yaymak ve güçlendirmek her eczacı için gelecek güvencesidir.  Sektörün eczane ayağına gelindiÄŸinde 2010 aÄŸustos verilerine göre 24851 adet eczane ülkede hizmet vermektedir. 16 adet eczacılık fakültesi bulunmakta, bunların 11 i devlet, 5 i vakıf üniversitesidir. Bu sayının artma tehlikesi vardır. 2010-11 öğretim döneminde YÖK kontenjanı 1448 dir. Bu sayı 2004 de 925 di. Eczacı sayısı ülke ihtiyaçlarının çok üstündedir. Buradaki gizli tehlike, eczacı sayısını ihtiyaçların çok üstüne çıkararak, ucuz iÅŸ gücü yaratmak ve olası zincirler için üç kuruÅŸa eczacı çalıştırmanın yolunu açmaktır. Eczacı Örgütlerinin bu konuya hassasiyetle eÄŸilmeleri gerekir. Eczane Pazarına bakıldığında pazarda yoÄŸunlaÅŸma bu alanda da kendini göstermekte, %15 eczane, pazarın %40 nı, %85 eczane, pazarın %60 ına hizmet vermektedir. Adil bir reçete dağıtım sisteminin hayata geçirilmesi gerekir. Ayrıca kamu ilaç alım politikalarının sorgulanması gerekir. Kamunun her tasarruf tedbirlerinin faturasının eczacıdan çıkarılması adil bir davranış deÄŸildir. Alanın paydaÅŸlarınca paylaÅŸtırılması gerekir.  SEKTÖRÜN GELECEĞİÂ
İLAÇ SANAYİ;  DAĞITIM KANALI;  ECZANE;    SONUÇ: Türkiye, ilaç pazarı olarak küresel sermayenin iştahını kabartan bir ülke konumundadır. Bu açıdan bakıldığında cazip bir ülkedir. Ancak ar-ge çalışması, yeni molekül bulma konusunda yeterli alt yapı ve sermaye gücüne sahip değildir. Söz konusu dışa bağımlılığı en aza indirebilmek için alanın tüm paydaşları, bilim insanları, meslek örgütleri ve sağlık erkiyle beraber ortak aklı ve politikayı oluşturmak gerekir. Biz eczacılar içinse, küreselleşmeye özgü uygulamalar devam ettiği sürece alanımıza saldırılar devam edecektir. Madem karşımızda küresel bir saldırı var, bizde bu küresel saldırıya karşı küresel bir mücadele için iş birliği çabalarımızı artırmalıyız. |