Salgın var, eczanede ilaç yok

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Azap, risk grubunda yer alan hastaların solunum yoluyla bulaşan H1N1 virüsüne karşı tedavi edilmesi gerektiğini belirtirken, eczaneler ise H1N1 virüsüne karşı kullanılan antiviral ilaçların ve grip aşısının tükendiğini kaydetti

Birgün 04.01.2016 BURCU CANSU / ANKARA
Halk arasında “domuz gribi” olarak bilinen H1N1 virüsüne karşı ne yapmak gerektiğine ilişkin Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Alpay Azap ile konuştuk. Azap, risk grubunun ilaçla tedavi edilmesi gerektiği üstünde dursa da eczaneler ilaç ve aşı kalmadığını bildirdi.

RİSK GRUBUNDA YER ALANLAR İÇİN ÖLDÜRÜCÜ
H1N1 gribinin mevsimsel gripten daha ağır seyretmediğini belirten Azap, “Grip öldürücü bir hastalıktır. Grip sezonunda dünya üzerinde her yıl 500 bin ila 1 milyon insan grip salgınından ölüyor. Bazı gruplar özellikle risk altındadır. Yaşlılar, çocuklar, altta yatan akciğer hastalığı olanlar, kronik hastalığı olanlar, bağışıklık sistemi baskılanmış olanlar, kortizon kullananlar, organ nakli yapılmış olanlar, kemoterapi gören kişiler, aşırı obezler… risk grubunda yer alır. Gribin risk gurubunda öldürücü seyretme olasılığı çok daha yüksektir. Biz enfeksiyoncular olarak, gribin risk grubunda öldürücü geçmesini bekliyoruz. Ama tabii ki daha az da olsa gençlerde de ölümcül sonuçlara yol açabilen bir enfeksiyondur” diye konuştu.

“VİRÜS ŞEKİL DEĞİŞTİRDİĞİNDEN HASTA SAYISI ARTIYOR”
H1N1 virüsüne “domuz gribi” denilmesinin bir hata olduğu üzerinde duran Azap sözlerini şöyle sürdürdü: “Artık bu virüse domuz gribi dememek lazım. Bir hayvandan insana bulaştıktan sonra insandan insana bulaşma yeteneği kazandığında o virüs artık “insan virüsü” dür. Bu virüs insanlar arasında 15-20 yıl salgınlar yaparak dolaşacaktır ve insanları hastalandıracaktır. Bu virüslerin önemli özelliği şekil değiştirmesidir. Virüs şekil değiştirdiğinden daha önceki yıllarda bu virüsle hastalanmış kişilerde yeniden hastalanabilir hale geliyor. Böyle olunca da hasta sayısı artıyor.”

VİRÜS BU MEVSİMDE UZUN SÜRE CANLI
H1N1 virüsünün salgına neden olduğunu belirten Azap’a “Peki neden bu mevsim?” sorusunu yönelttiğimizde, şu yanıtı verdi:
“Çok sıcak havada da çok soğuk havada da hayatta kalamayan virüs bu mevsimde dışarıda canlı kalabiliyor. Hem bu mevsimler, havalandırmanın azaldığı insanların kapalı ortamlarda daha uzun süre bir araya geldiği mevsimlerdir. Solunum yoluyla bulaşan bu virüs aynı zamanda cansız yüzeylerden de dolaylı olarak bulaşıyor. Hasta kişi virüsü dışarı atıyor ve H1N1 virüsü bu mevsimde 6-8 saat canlı kalıyor. Bu virüsün dışarıda canlı kaldığı yerde burası kapı kolu olabilir, telefon avizesi olabilir, elektrik düğmesi olabilir, toplu taşıtım araçlarında sandalye tutamacı olabilir… Buralarda canlı kalan virüse sağlıklı kişi gelip tutunuyor ve virüsü eline alıyor. Daha sonra elini yıkamadan elini ağzına, gözüne götürdüğünde kendisini hastalandırmış oluyor…”

Azap yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:

“Hasta kişiler maske takmalıdır. Grip olduğunu bildiğimiz kişilere 1 metreden fazla yaklaşacaksak mutlaka maske takmamız lazım. En fazla cansız yüzeylerden bulaştığı için el temizliğine dikkat etmek gerekir. Cansız yüzeylere dokunduğumuzda ellerimiz su ve sabunla yıkamalıyız, yıkayamıyorsak da alkollü kolonya ile ovalamak gerekiyor. Özellikle de kalabalık mekanlarda bu işlemleri yapmak bu riski azaltacaktır. Risk guruplarında da tedavi gerekir. Tedavi için kullanabildiğimiz ilaçlar var ama o ilaçların erken başlanması gerekiyor. Salgın çok olduğunda ilaç da yetmiyor. Grip aşısını da yaptırmak şarttır.”

***
Grip aşısı olmamak ölümleri artırıyor
“Grip aşısında tartışacak bir şey yok” diyen Azap, “Enfeksiyon dışından bazı doktor olduğunu iddia eden kişiler konuyu çok iyi bilmediğinden ya da ünlü olma maksadıyla çarpıtarak bir sürü insanı aşıdan uzaklaştırıyorlar. Buna bağlı olarak da ölümlerle karşılaşıyoruz. Grip aşısı 70 yıldır uygulanan bir aşıdır. Grip aşısının ciddi bir yan etkisi yoktur. Sadece yumurta alerjisi olanlar ve içindeki bazı koruyucu maddelere karşı alerjisi olanlara yapılamaz, onun dışında herkese güvenle yapılabilir. Normalde Eylül-Ekim ayında yapılmalıdır. Risk gruplarına Şubat ayı dahil olmak üzere yaptırıyoruz. Sezon başlamadan yaptırıyoruz ki koruyucu olsun, risk rubunda ise bir sonraki salgında hastalanabilir diyerek şuanda ateşli hastalığı olmayan herkes aşı olabilir” diye konuştu.

1269 Toplam okunma 2 Bugün okunma